|
|
|
|
|
BACCHUS (Dionysos)
|
Eski Roma’da Bacchus
ya da Liber olarak bilinen
şarap tanrısı, Eski Yunan’da Dionysos adını alır.
Bazı mitolojik eserlerde ve özellikle tragedyalarda Bromios,
Euhios, Dithyrambos, İakkhos, İobakkhos
olarak da adlandırılır. Çallı şarap tanrısı. Şarabın
sadece sarhoş ediciliğini değil, sosyal ve faydalı etkilerini de temsil eder.
Medeniyetin destekçisi ve barış aşığıdır.Çal yöresinde yaşamıştır. Hellen
pantheon'una aykırı düşen bir tanrıdır.Bütün efsaneleri bir tek motif üstüne
kuruludur: tepki ve direnç.Sembolü olan asma ağacı gibi ölüp yeniden doğar,haz
ve acı arasında iki uçta gider gelir. Genel olarak Zeus ve Semere'nin oğlu
olarak geçse de farklı biçimlerde Zeus ile Persephone'nin oğlu olarak da
geçmiştir..
Bacchus bir Lidya-Frigya tanrısıdır. Bakkhalar korosunun ilk sözü olan "Ben Lidya'nın altın ovalarından
geliyorum, vatanım Lidya'dır" deyimi tanrının kendini tanıtmasına da uygundur. Bacchus, kılığı, kıyafeti ve karekteri ile de
bölgenin özelliklerini taşır. Bu nedenle Pentheus, kadınca gördüğü Bacchus'un
tutumunu yadırgayarak şöyle der; "Yabancı bir sihirbazdan bahsediyorlar,
Lidya'dan gelmiş. Kokulu saçları, sarı perçemleri, mor yanakları varmış, siyah
gözlerinde Aprodite'nin sihri parlıyormuş". Yine aynı tragedyada davul,
dümbelek, tef ve flütün Manisa-Sardes yöresindeki Bacchus
törenleri sırasında kullanılan Anadolu kaynaklı sazlar olduğu anlaşılmaktadır. Dionysos
dininin özünde bulunan vecd, kendinden geçme, coşku, taşkınlık Kybele
törenlerinde de karışımıza çıkmaktadır. Bu Bacchus'
un Anadolu kaynaklı bir tanrı
olduğunun en önemli kanıtıdır. Halikarnas Balıkçısına göre Bacchus (Dionysos) yalnızca şarap tanrısı değildir.İvriz'deki Hitit
kabartmasında Bacchus bir elinde üzüm salkımı,
diğer elinde arpa yada buğday başağı tutmaktadır. Çünkü insanoğlu şaraptan önce
bira yapımının sırrını bulmuştur.
|
 |
|
Bakkhalar; Tanrı Bacchus'un
dinsel törenlerini kutlayan kadınlar alayı. Çıplak bedenlerini nebris
denilen benekli ceylan postlarıyla örter, başlarını sarmaşık çelenkleriyle
süslerlerdi. Ellerinde, ucunda bir çam kozalağı bulunan (thyrsos) sarmaşık
ve asma yaprakları sarılı değnekler ve Promethus'un Olympos'dan ateşi
çalarken kullandığı dalları taşırlar. Geceleri ormanların karanlık
köşelerinde, dağlarda koşarak kendilerinden geçerler, bu sırada doğayla
birleşip üstün bir güç haline gelerek önlerine çıkan vahşi hayvanları
parçalarlar. Bu kadınlara vecd (olgun ermişlik) anlarında Thyas, çılgınca
kendilerinden geçtikleri anlarda Mainas denir. Tapınakları yoktur, yumuşak
serin çimenlerde yatar, açık havada gökyüzüne doğru tapınırlardı. Sonra
Bacchus' un verdiği otları, böğürtlenleri yer, yaban keçisinin sütünü içer,
kanlı avlara çıkarlardı. Bakkhaların bu çılgınca tavırları Kybele
törenlerinde kendini hadım eden Pessinus rahiplerinin tutumunu
çağrıştırır. |
 |
Yunan mitolojisinde Bacchus "Dionysos" efsanesi şöyle devam eder; uzak ülkelerden dönen Bacchus
sonunda kendi kültünü yerleştirmek için Thebai'a gelir.Yanında ellerinde
sarmaşıklarla, şarkı söyleyen kadınlar vardır. Pentheus gelenleri görür ama
yanlarındakinin Bacchus olduğunu bilmez. şehrin
orta yerinde bağırıp, çağırıp şarkı söyleyen bu kalabalığı sevmez, nöbetçileri
çağırarak hepsini yakalatmak ister. Ama askerlerden biri onun Semele'nin oğlu Bacchus olduğunu ve Demeter'le birlikte
yeryüzünde insanları koruduğunu söyler. Ancak Pentheus onu dinlemez ve
Bacchus' u yakalatarak şehre getirir. Ancak Bakkhalar
dağlara kaçmışlardır. Bacchus , Pentheus'a
kendisini yakalayıp zindana kapatamayacağını; zira bir tanrı olduğunu
söylemesine rağmen Pentheus onu iki kez bir hücreye atmaya çalışmıştır. İkisinde
de Bacchus oradan çıkar. Pentheus'a çok kızarak
Bakkhalar'ın peşine düşer. Onları bulduğu zaman, kendi annesi ve kız kardeşleri olmak üzere pek çok Thebai kadınının Bakkhalar'ın yanında olduğunu
görür. İşte o zaman Bacchus kutsal gücünü
kullanarak bütün kadınları çıldırttır. Çıldıran kadınlar Pentheus'u yabani bir
dağ aslanı zannederek üzerine atlayıp parçalarlar.Onu öldürenler arasında kendi
annesi de vardır. Thebai kralı Pentheus, Bacchus' un
tanrı olduğunu ancak ölürken anlamıştır. Bacchus
bir süre sonra kadınların akıllarını başlarına getirmiştir. Pentheus'un annesi
ve Thebai'lı kadınlar yaptıklarını anlayıp çok üzülmüşlerdir. |
|
Şarap tanrısı Bacchus , iyi yürekli ve yumuşak başlıydı fakat bazen çok kötü
de olabiliyordu. Bacchus tapınımı,
birbirine karşı bu iki davranışın ortasında gelişmiştir. Kendisine tapanlara
sevinç ve özgürlük verebildiği gibi yabanıl yıkımı da getirebiliyordu. Çünkü
şarap iyi olduğu kadar kötüdür de. İnsanların içini ısıtır, onları
neşelendirir ama çok içilirse sarhoş eder.Yunanlılar şarabın bu iki özelliğini
bildikleri için Bacchus 'a yalnız iyilikler
değil, kötülükler de yaptırmışlardır. Ama yine de şarabı her zaman
sevmişlerdir.
Bacchus' un bütün hastalıkları iyileştiren bir kadehi (kantharos) vardı. O kadehten içki içen korkuyu
unutur, cesaretlenirdi. İnsanlar bundan dolayı şarap tanrısını diğer
tanrılardan daha çok sevmişlerdir. Ama ona tapanlar arasında hiç şarap
içmeyenler de vardı. Çünkü Bacchus yalnız içki yoluyla değil esin
yoluyla da özgürleşmeyi kabul ederdi.
Bacchus törenleri, insanlara yalnız mutluluk
içinde yaşamayı değil iyi bir umutla ölmeyi de öğretmiştir. Yunanistan'da
hiçbir bayram ve törenle karşılaştırılmayacak olan bu şölenler asmalar
yeşermeye yüz tutunca başlar ve beş gün sürerdi. Bir barış ve kardeşlik havası
eser, tutsaklar salıverilirdi. Halk açık havada, bir tiyatroda toplanır,
oynanan oyunları izlerdi. şairler, oyuncular ve şarkıcılara tanrının uşağı
gözünde bakılırdı. Bacchus' un rahibi de tanrı
adına bu şenliklere katılırdı.
Bacchus her bakımdan doğaya yöneliktir. Ancak
simgelediği asıl güç doğanın kendisi değil, insanla doğa arasındaki bir
ilişki, insanı doğanın sırlarına erdiren büyülü bir güçtür. Doğa sırlarına ve
gücüne ermek, yani tanrılaşmak insanoğlunun ulaşmayı istediği bir aşamadır.
Bacchus bu aşamaya ulaşmanın yolunu herkese açar. Bu yol, şarap ve
sarhoşluktur. İnsan yaratacılığının kökeninde bulunan gücü, şarabı elde
ettikten sonra kazanmıştır.
Bacchus Anadolu'dan gelip Yunan Mitolojisindeki 12 Tanrıdan
biri olan tek tanrıdır.... |
|
|
|